Ülkemiz, 1910’larda yaşanan benzer bir katliamdan sonra, uzun yıllar boyunca sokaklarımızda ve evlerimizde kedilerimizle, köpeklerimizle iç içe mutlu mesut yaşamaya devam etti. Ancak, bu durum 28 Temmuz’da AKP milletvekillerinin onayıyla ‘Kanlı Yasa’nın yürürlüğe girmesiyle değişti. O günden beri Türkiye’nin dört bir yanında belediye barınaklarında ve özel hayvan düşmanları tarafından kedilerimiz ve köpeklerimiz hunharca katlediliyor. Bu yasayı kabul etmiyoruz. Yasa derhal geri çekilmeli ve patili dostlarımız özgür bırakılmalıdır.
Gebze’de yaşanan son katliamda, 45 köpeğimiz uyuşturucu iğne verilerek canlı canlı torbalara konulup çöpe atıldı. Bu olay, hayvanlara karşı yapılan acımasızlığın ve vicdansızlığın en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Afyon’da yapılan katliamda ise, köpekler yine barınaklarda toplu olarak katledilmiş, birçok hayvan acı çekerek ölüme terk edilmiştir. Son olarak Hatay’da köpeklere yönelik yapılan katliam, tüm Türkiye’nin vicdanını sızlatmıştır; bu olayda da birçok hayvan öldürülmüş, barınaklar adeta ölüm kamplarına dönüştürülmüştür.
Bu ‘kanlı yasa’ya destek veren, sessiz kalan, çıkar sağlayan ve uygulayan herkes bu suça ortaktır ve birer katildir. Tüm dünyada bu duruma sessiz kalan ülkeler de bu suça ortaktır. Katiller, işledikleri suçların bedelini ödemek zorundadır.
Bu katliamlara karşı sesimizi yükseltmeli ve hayvan dostlarımız için adalet istemeliyiz. Yasa derhal iptal edilmeli, hayvanlar rahat bırakılmalı ve özgür bir şekilde yaşamlarına devam etmelidir.