Küratör Kemahlıoğlu, gerçekleştirdiği çalışmalarla kendisini akademik alanda da göstermeye devam ediyor. 12–22 Haziran Uluslararası Amasya Atatürk Kültür ve Sanat Festivali kapsamında, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü öncülüğünde, Amasya Olgunlaşma Enstitüsü koordinasyonunda ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Uluslararası Geleneksel Türk Bohçaları Sempozyumu”, alanında uzman akademisyenleri, araştırmacıları, sanatçıları ve kültürel miras alanında çalışmalar yürüten kurum temsilcilerini bir araya getirdi.
Tarihi ve kültürel önemiyle dikkat çeken Amasya Saraydüzü Kışla Binası-Millî Mücadele Müzesi ve Kongre Merkezi’nde 18 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen sempozyumda; bohçaların tarihî, kültürel ve sanatsal boyutları, geleneksel üretim teknikleri, motif dünyası, koruma yaklaşımları ve çağdaş tasarım anlayışıyla ilişkileri çok yönlü olarak ele alındı.
Tokat Olgunlaşma Enstitüsü de sempozyuma kurumunu temsilen katılım sağlayarak akademik çalışmalarıyla etkinlikte yer aldı. Tokat Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Enes Güler ile Görsel Sanatlar Alanı Usta Öğreticisi Caner Kemahlıoğlu tarafından hazırlanan “Gelenekselden Çağdaşa Kültürel Süreklilik: Bohça Pratiklerinin Çağdaş Sanatta Yeniden Yorumu ve Olgunlaşma Enstitüleri Örneği Üzerinden Sürdürülebilirlik” başlıklı bildiri katılımcılarla paylaşıldı.
Sunulan bildiride, bohça kavramının etimolojik kökenleri, Türk kültüründeki tarihsel gelişimi ve Anadolu coğrafyasındaki kullanım alanları ele alınırken; bohçaların yalnızca işlevsel bir eşya değil, aynı zamanda toplumsal belleği, estetik anlayışı ve kültürel aktarımı bünyesinde taşıyan önemli bir kültürel miras unsuru olduğu vurgulandı.

Bildiride ayrıca Olgunlaşma Enstitülerinin kuruluş felsefesi ve tarihsel misyonuna değinilerek, kurumların geçmişten günümüze ulaşan kültürel değerleri kayıt altına alma, koruma, yeniden yorumlama ve gelecek kuşaklara aktarma yönündeki çalışmaları değerlendirildi. Bu kapsamda, sandıklarda saklı kalmış geleneksel bohçaların belgelenmesi, yıpranmış örneklerin restorasyon ve rekonstrüksiyon süreçleriyle yeniden hayat bulması ve çağdaş sanat ile tasarım yaklaşımları doğrultusunda yorumlanarak günümüz kültür hayatına kazandırılması örnekler üzerinden ele alındı.
Çalışmada, geleneksel miras unsurlarının yalnızca korunmasının değil, aynı zamanda yaşayan ve üretime dönüşen bir kültür politikası anlayışıyla sürdürülebilir kılınmasının önemi üzerinde duruldu. Olgunlaşma Enstitülerinin son yıllarda hayata geçirdiği BOHÇA markası ve mağazalaşma çalışmaları da bu çerçevede değerlendirilerek, geleneksel el sanatlarının nitelikli tasarım anlayışıyla buluşturulmasının kültürel mirasın görünürlüğünü artırdığı, yerel üretimi desteklediği ve sanat ekonomisine yeni bir dinamizm kazandırdığı ifade edildi.
Tokat Olgunlaşma Enstitüsü, kültürel mirasın korunması, belgelenmesi ve çağdaş yorumlarla yaşatılması yönündeki çalışmalarını bilimsel ve sanatsal platformlarda paylaşmaya devam ederek, geleneksel değerlerin geleceğe taşınmasına katkı sunmayı sürdürüyor. Enstitü tarafından yürütülen proje, araştırma, tasarım ve üretim çalışmalarına ilişkin daha fazla bilgiye kurumun resmî web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden ulaşmak mümkün. Görsellerin bazıları ise “Türk İğnesinin Mucizesi” Olgunlaşma Enstitüleri kitabından alınmış olup, yapay zeka ile iyileştirildi.



